1. Ana Sayfa
  2. Aile ve Çocuk
  3. Çocuk Gelişimini Etkileyen Faktörler

Çocuk Gelişimini Etkileyen Faktörler

Çocuk Gelişimine etki eden faktörler nelerdir?Psikolojik faktörler ve fizyolojik faktörler nelerdir?

cocuk gelisimine etki eden durumlar

Çocuk Gelişimini Etkileyen Faktörler

Anne ve babaların hayatlarındaki en değerli varlıkları çocuklarıdır. Çocukların sağlık, eğitim, gelişim ve daha birçok alandaki özellikleri anne ve babalar için altın değerine sahip olan sorumluluklar içerir. Bunların da yanı sıra anne ve babaların ilk ilgilendiği konu ise çocuklarının gelişimidir. Çocukların gelişimleri sadece aile içerisine olan etkileri ile sınırlı değildir. Ayrıca çocukların gelişimi çevresinde ki tüm canlıları etkileyen bir potansiyel de taşımaktadır.

Çocuk Gelişimini Etkileyen Durumlar

Gelişim kavramının insanlar için sadece fiziksel boyutu yoktur. Bunun yanı sıra manevi olarak da gelişim ele alınır. Bu kavramlar insanın bir bütün olmasını sağlayan iki kavramıdır.

Fiziksel Etkenler

  • Hormonlar: İnsanın temel yapılarını oluşturan hormonlarımız, gelişimin de temel yapılarında rol oynamaktadır. Bu rollere örnek olarak birkaç hormonumuzun görevlerini açıklayalım.

Hipofiz Bezi: İç salgı bezlerinin salgılarını denetlemekle sorumludur. Ayrıca büyüme işlemini ayarlar, su ve tuz metabolizmasını düzenlemekle görevlidir.

Tiroid ve Paratiroid: Paratiroid hormonumuz kalsiyum ve fosfor metabolizmamızı düzenlemekte görevlidir ve kas-sinir-kemik üçlü sisteminin birlikte çalışmasına etki eder. Tiroksin hormonumuz ise vücut metabolizmasını düzenlemekle görevlidir.

Böbrek Üstü Bezleri: Kortizol, vücudumuzdaki kan şekerini arttırır. Ayrıca karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasını dengelemekle de görevlidir.

Adrenal Eşey Hormon: Eşey diğer anlamıyla üreme hormonudur. Erkek çocuklarında fazla salgılanması ile erken ergenlik meydana gelir. Kızlarda fazla salgılanması ile ses kalınlaşması ve tüy artışı ortaya çıkmaktadır.

Adrenalin ve Noradrenalin: Heyecan, korku ve sinirlenme durumlarında artış gösteren hormonlarımızdır. Bu gibi durumlarda kalp atım sayısı artar.

Çocuk Gelişimini Etkileyen Süreçler

Döllenme den ölüme kadar insanda meydana gelen karakteriksel değişimlere de gelişim denebilir. Ayrıca Gelişim kavramını üç süreçte de ele alabiliriz.

Biyolojik Süreç

Gelişim evresinde biyolojik süreçler, biyolojik süreçlerin sinir sistemine yaptığı etkilerin incelenmesi ile oluşmaktadırlar. Modern psikoloji, psikolojik olayların veya durumların oluşmasında sinir sisteminin etken olduğunu kabul eder. Sinir sistemimizin temel fonksiyonel birimi olan nöronlarımız, bu konuda aktif rol oynamaktadırlar. Beynimizdeki sinirsel uyarılar iki şekilde iletilmektedir. Kimyasal yol ve fiziksel yol olmak üzere iki özellik bulunmaktadır. Bu iki iletim şekli, dışarıdan bilgi alışverişi gibi birçok özelliği içerisinde barındırmaktadır.

Bilgilerin en güzel alındığı ve çocuğumuzu geliştiren döneme kritik dönem diyebiliriz. Bu kritik dönemde çevresel uyarılar gelişimde en fazla rol oynayan faktörlerdir. Öğrenmenin en avantajlı olduğu dönem bu dönemdir. Bu kritik dönemde uyarıcılar bireye ulaşmaz ise öğrenme sağlanmış olmayacaktır. Yaşamın başlarında veya erken yaşlarda uyarıcıların zenginliği beyin yapısının da zenginliğini etkileyecektir. Zengin çevresel uyarıcılar, sinapslar arası bağlantıyı kuvvetlendirerek gelişimi birçok yönden etkiler.

Çocuğumuzun zeka kapasitesi, fiziksel yapısı, yağ hücrelerinin genel olarak dağılımı genotip tarafından belirlenmektedir. Çevresel koşullar ise fenotip tarafından belirlenir. Genotip, bir canlının anne ve babasından kalıtım yolu ile taşıdığı genetik kodun geneline denir. Fenotip ise canlıların genotipinde ki özelliklerin gözle görülür yansımasıdır. Genotip ve fenotipin etkileşimlerinin sonucu olarak gelişim gerçekleşmektedir.

Bilişsel Süreç

Bireyin; düşünce, dil, zeka potansiyelindeki değişimleri kapsamaktadır.

Sosyal Süreç

Bireyin çevresi ile olan ilişkilerini, duygularını ve kişiliğini kapsayan değişikliklerdir.

Bu listelediğimiz süreçler birbirleri ile ilişklidir ve doğru orantılıdır. Yani birisinde gerçekleşen değişiklik diğerini de etkilemektedir.

Çocuklarda ki gelişimi etkileyen durumlar, yasalar ve özellikler

  • Yasa olarak söylediğimiz hayatın kanunları değişmeyen özellikleri kapsamaktadır. Bu özellikler;
  • Gelişim, sürekli bir oluşumu tanımlamaktadır.
  • Gelişim, yaşamsal dönemlere göre değişim halindedir.
  • Becerilerin ve yeteneklerin gelişimi belirli sıralar ile ilerlemektedir.
  • Baştan aşağı ve içten dışa büyüme, gelişimin önemli iki yönelimidir.

Çocuk Gelişimine Etki Eden Dönemler

Doğum öncesi dönem: Döllenme den sonraki ikinci haftanın sonunu kapsamaktadır. İkinci haftanın sonuna kadar döllenmiş yumurta mitoz geçirir ve bölünerek çoğalmaktadır.

Embriyo: Embriyo tanımı olarak, bebeğin beyin, omurilik ve çene oluşumu yapabiliriz. Bu dönem üçüncü haftanın başından sekizinci haftanın sonuna kadar süren bir dönemdir. Bu dönemde bebeğin yüz ve burun hatları belirgin hale gelmeye başlar.

Fetüs: Bu dönemde beden hareketleri ve kas kitlesinin gelişimi başlamaktadır. Bu dönem üçüncü ayın başından doğuma kadar olan süreci kapsamaktadır. İlk başta kütlesi ve boyutu küçük olan fetüsün süreç ilerledikçe bu özelliklerinde artma görülen dönemdir.

Yeni Doğan: Yaşama gözlerini yeni açmış bir bebeğin ilk ayını kapsayan süreçtir. Uyku süresi günlük on altı saatten fazladır. Bu dönemde gece ve gündüz farkı bulunmamaktadır. Bu dönemde bebeklerde yaygın refleks durumu yaşanmaktadır.

Bebeklik: Bebeklik dönemi ikinci ayın başlangıcı ile ikinci yaşın sonuna kadar olan süreci kaplamaktadır. İlk aylık refleks durumundan istekli davranışlara geçiş gözlemlenmektedir.

İlk Çocukluk: Çocukluk dönemi ikinci yaştan altıncı yaşa kadar olan dönemi kapsamaktadır. Bu dönemde çocuklar, iradesi sayesinde belirli becerilere sahip olmuştur. Çevresinde arkadaşlar edinmeye başlamıştır ve birlikte oyun oynanmaya başlanmıştır.

Son Çocukluk: Bu dönem kız ve erkek çocuklarımızda yaş aralıkları olarak farklılık göstermektedir. Kız çocuklarında 11-20 yaş arasını, erkeklerde ise 13-20 yaş arasını kapsamaktadır. Bu dönemde hızlı büyüme ve beden değişiklikleri gözlemlenir. Bu dönemde ikilemli duygular, bağımsızlık arzusu gözlemlenir. Sorgulama dönemi içerisinde girilmiştir ve kim olduğu düşüncesi yoğun olarak yaşanmaktadır.

Genç Yetişkinlik: Bu dönem bireyin ekonomik olarak bağımsızlığını elde etmesi ile başlamaktadır. 40’lı yaşlara kadar süren bir dönemdir. Aile kurma, eş seçimi, çocuk yetiştirmek, kariyer planları ön planlar olarak belirlenir.

Orta Yetişkinlik: Bu dönem 40-60 yaş arasını kapsamaktadır. Kendinden yaşça küçük olanlara rehberlik önderlik edilen dönemdir. Bu dönemde artık kendi ebeveynine ebeveyn olma durumu vardır. Yaşa bağlı olarak da sağlık sorunları yaşanabilmektedir.

İleri Yetişkinlik: Bu dönem 60’lı yaşlardan ölüme kadar olan süreci kapsamaktadır. Hayata dair birçok sıkıntı yaşanabilir. Dışarıdan yeni bilgi kazanımı zorlaşır. Bunun yanı sıra fiziksel güçte de azalma görülür.

Psiko-Sosyal Gelişim ( Sosyal-Duygusal Gelişim)

Erickson’un psikososyal gelişim kuramı:  Eric Erickson bir psikanalisttir. Sigmund Freud’un ‘Klasik Psikoanalitik Teori’sini ergenlikten sonra yaşlılığa kadar geliştirmiştir ve böylece bireyin psiko-sosyal gelişimini tamamlamıştır. Erickson kişilik gelişiminin çocuksal dönemlerinde büyük önem gösterdiğini söylemiştir. Bunun yanı sıra ise bireysel gelişimin yaşam boyunca devam eden bir süreç olduğunu da savunmuştur. Bundan dolayı kişinin çevresel, sosyal ve kültürel etkenleri büyük rol oynamaktadır.

Erickson, insan yaşamının sekiz kritik dönemden oluştuğunu açıklamıştır. Her bir döneme karşılık üstesinden gelinmesi gereken çatışmalar ve gelişimsel hedefler olduğunu savunmuştur. Bir bireyin sağlıklı olarak bir kişiliğe sahip olması için gelişim dönemindeki hedefleri gerçekleştirmesi gerekir. Yani o dönemdeki yaşanan çatışmadan başarılı bir şekilde geçilmesi gerekir. Kişi yaşadığı çatışmadan başarılı çıktığı oranda sağlıklı bir kişilik geliştirebilecektir. Başa çıkarken verilen tepkiler, bireyin alacağı kişilik şeklini belirler. Eğer dönemlere ait çatışmalar çözüme kavuşmaz ise bu kriz devam edecek ve çözümlenmeyi bekleyecektir. Bu bekleme sürecinde çözümlenmemiş çatışmalar ise problem yaratmaya devam edecektir. Buna karşılık olarak eğer çatışmalar çözüme kavuşur ise kişilik gelişimi üzerindeki başarısızlıklar telafi edilebilir hale gelmektedir. Böylece olumsuz etkilerden de kurtulma olasılığı artmış olmaktadır.

Erickson Psikososyal Gelişim

  • Güvene karşı güvensizlik: Bebekler güvenmek veya güvenmemek kavramlarını başta anneleri olmak üzere dünya tarafından kazanacaklarını öğrenirler.
  • Bağımsızlığa karşı utanç ve şüphecilik: Çocuklar seçim yapmakta, kendi başlarına bazı işlerini yapmakta kararsız ve kuşkucu olmayı öğrenirler.
  • Girişkenliğe karşı suçluluk duyma: Çocuklar uğraşlarından hoşlanma, yön ve amaç kazanmayı öğrenirler. Bunları öğrenirken seçim hakkını çocuklara tanımazlıktan gelmek bağımsız karar vermeleri gerektiğinde suçluluk hissetmelerine sebep olmaktadır.
  • Başarıya karşı aşağılık duygusu: Çocuklar çaba ve merak duygusu geliştirmektedirler. Bunun yanı sıra öğrenmeye isteklidirler. Tam karşıtı olarak ise aşağılık duygusu hissedebilir ve görevlerine karşı ilgilerini yitirebilirler.
  • Kimlik kazanmaya karşı rol karmaşası: Ergenlik dönemindeki kişiler kendilerini tek bir ideolojiye sahip olarak görürler. Veya tam tersi olarak yaşamdan ne bekledikleri konusunda düşünce karmaşası yaşarlar.
Yorum Yap

Yazar Hakkında

Psikoloji bölümü öğrencisiyim. Kitap okumayı, psikolojiyi ve sağlık alanını çok seviyorum. Kendimi bu alanlarda bilgilendirmeyi ve ilerletmeyi ulaşabildiğim herkesi de bu konularda bilgilendirmeyi istiyorum.

Yorum Yap